Hukuk Davalarında Arabuluculuk Kanunu


Hukuk anlaşmazlıklarında çözüm yöntemi olarak değerlendirilen arabuluculuk sisteminin geçmişi, Amerika ve Avrupa’da uzun yıllara dayanmaktadır. Türk Hukuk’unda yeni yeni yer edinmeye başlayan arabuluculuk, aralarında uyuşmazlık bulunan davacı ve davalının sorunu karşılıklı olarak müzakere etmesine olanak tanıyan, bir arabulucu eşliğinde problemlerin çözüme kavuşturulduğu sistemi tanımlamaktadır.

Özellikle yeni yönetmelikle birlikte iş mahkemelerinde dava şartı haline gelen arabuluculuk, zorunlu olarak tarafların başvuracağı bir kurum olarak hukuk sistemimizde mühim bir konuma gelmiştir. Mahkemelerdeki dava yükünü azaltmak ve açılan davaları kısa sürede sonuca ulaştırmak için başvurulan arabuluculuk yöntemi, davacı ve davalının iletişimini yönetmesine yardımcı olmaktadır.

Tarafsız ve bağımsız bir kişi olarak arabulucunun tüm yükümlülüğü; tarafların kendi çözümlerini üretmesine yardımcı olmaktır. Aksi takdirde, arabulucudan konuyu çözümleyecek karar beklenmemelidir.

Arabuluculuk Sistemi Nasıl İşlemektedir?

Aralarında hukuki anlaşmazlık  bulunan kişiler, dava öncesinde ihtiyaç duyduğu her an arabulucuya başvurabilir. Taraflar konu üzerinde anlaşmaya vardığı takdirde dava açılmasına gerek kalmamaktadır.

Yönetmelik gereği dava açıldıktan sonra hakim, tarafları arabuluculuk hakkında bilgilendirir ve arabulucuya yönlendirir. Davacı ve davalı arabulucuya gitmeyi tercih ederse hakim duruşması en fazla 2 kez 3 aya kadar erteleyebilmektedir. Bu aşamadan sonra taraflar, arabulucu nezdinde anlaşmaya giderse mahkemede dava kapanır ve kişilerin anlaştıkları metin, geçerli olarak kabul edilir. Eğer taraflardan biri arabulucu vasıtasıyla anlaşmayı reddeder ise dava kaldığı yerden görülmeye devam etmekte ve karar yetkisi mahkemeye geçmektedir.

Kimler Arabulucu Olarak Görev Alabilir?

“Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu” ile gerekli şartları tanımlanan arabuluculuk, Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı olarak yapılmaktadır. “Herkes arabulucu olabilir mi? Arabulucu olmak için gereken şartlar nelerdir? Arabuluculuk eğitimi ya da sınavı var mıdır?” Son dönemde konu hakkında sıkça merak edilenlerin başında gelen bu soruları kanun kapsamında cevapladığımızda;

  • • Türk vatandaşı olmak,
  • • Hukuk Fakültesinden mezun olmak veya yabancı bir hukuk fakültesini bitirip de Türkiye’deki hukuk fakülteleri programlarına göre eksik kalan derslerden sınava girip başarı belgesi almış bulunmak,
  • • 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak,
  • • Mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip olmak,
  • • Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak,
  • • Arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Adalet Bakanlığı’nca yapılan yazılı sınavda başarılı olmak,

gibi maddeler arabulucu olmanın temel şartlarını özetlemektedir.

Arabulucu olmak isteyen adayların, Bakanlıkça belirlenen ve lisanslanan eğitim kurumlarına başvurarak 48 saatlik teorik ve pratik eğitim alması, ardından Bakanlığın açtığı yazılı ve uygulamalı sınavdan başarılı olması gerekmektedir. Adaylar sınavı geçip, sicile kayıt olduğu takdirde arabulucu unvanını kazanmaktadır.

Adalet Bakanlığı’nca yapılacak sınavın yeri, tarihi, saati, sınava başvuru ve sınavla ilgili diğer hususlar Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü ve Daire Başkanlığının internet sitelerinde ilan edilmektedir.

Arabuluculuk Kapsamında Bulunan Davalar Nelerdir?

Hukuk uyuşmazlıklarında tarafların anlaşmaya varmasını gerektiren durumlarda, kişilerin hakkından vazgeçmesi ya da sulh olabilmesinin mümkün olduğu ve mahkeme kararının gerekmediği durumlarda hızlı çözüm için arabulucuya başvurulabilir. Ancak boşanma davaları, velayet davaları, aile içi şiddet içeren, silahla yaralama ve ölümle sonuçlanan suçlar sonucunda talep edilen tazminat davaları için arabulucuya başvurulamaz.

Bu noktada önemli olan detay; 2018 itibariyle iş davalarının arabuluculuğu dava şartı olarak değerlendirmesidir.  İşçi ve işveren arasında yaşanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu hale gelmiş, dolayısıyla tarafların dava öncesinde mutlaka arabulucuya başvurması zorunlu kılınmıştır. İş davalarında arabulucuya başvurmadan açılan her dava, iş mahkemeleri tarafından incelenmeden reddedilecektir.

Arabuluculuk kapsamında yer alan davalar;

  • • İşçi alacakları,
  • • Kira uyuşmazlıkları,
  • • Tüketici uyuşmazlıkları,
  • • Boşanma sonrası mal paylaşım uyuşmazlıkları,
  • • Konut dokunulmazlığının ihlali,
  • • Taksirle yaralamaz,
  • • Silahsız kasten yaralama,
  • • Hakaret ve tehdit,
  • • Kredi sözleşmeleri,
  • • Eser sözleşmeleri,
  • • Alım – Satım sözleşmeleri,
  • • Deniz ticareti
  • • Sigorta uyuşmazlıkları

olarak belirlenmiştir.

Arabuluculuk Takibi Nasıl Yönetilir?

Dava yoğunluğunu azaltmak, kişilerin hızlı bir şekilde çözüme ulaşmasını sağlamak için ekonomik bir yol olan arabuluculuk, bir çok avantajı beraberinde getirmektedir. Ancak, belli yönetmelikler çerçevesinde zorunlu hale getirilen arabuluculuk sistemi, mesleğin yoğun olarak icra edilmesini gerekli kılmaktadır.