İş Hukuku Uygulamasında Zorunlu Arabuluculuk


Ülkemizde işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklar ve çözüm yolları iş mahkemelerinde görülmekte, taraflar uzun yıllar süren davalar ve toplanması beklenen deliller nedeniyle gerek zamansal açıdan gerekse maddi açıdan zarara uğramaktadır. Nitekim ülkemizde halihazırda görevde bulunan mahkeme ve hakim sayısının kat be kat üzerinde iş davası bulunmakta ve yine bu davalarda uzman çok az sayıda bilirkişi görev almaktadır. Yeterince incelenemeyen dosyalar nedeniyle davanın karara bağlanma süreci ertelenmekte, dava harç ve masrafları tarafları maddi yükümlülüklere maruz bırakmaktadır.

Mahkemelerdeki iş yükünün bir nebze önüne geçilmesi ve tarafların hak, alacak ve taleplerine bir an önce kavuşmalarının sağlanması için 22.06.2012 tarihinde 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu yürürlüğe girmiş; 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile de 01.01.2018 tarihinden itibaren iş hukukunda arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesi dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Arabuluculuk faaliyeti ile uyuşmazlık tarafları bir araya getirilerek uyuşmazlık konusu hakkında alanında uzman arabulucu ile taraflar arasında görüşme sağlanmakta, uyuşmazlık ve talepler hakkında dostane çözüm önerileri sunulmaktadır. Böylelikle arabulucu, tarafların objektif bir ortamda çözüm yöntemleri oluşturmalarına yardımcı olmaktadır. Belirtilen imkanların yanında, arabuluculuk görüşmelerinin ve çözüm önerilerinin gizli tutulması ile taraflar kendilerini bir yargı yerine nazaran daha iyi ifade edebilmekte, çözüm önerilerini daha esnek tutabilmektedir.

7036 Sayılı Kanun’un 3.maddesi, “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü havidir.

Yine Kanun’un 3/2. Maddesinde; “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmü ile arabuluculuk faaliyeti açıkça dava şartı olarak belirtilmiştir.

Bu halde kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi taraf alacak, tazminat veya işe iade talepleri; işveren taraf ise alacak ve tazminat talepleri için öncelikle arabuluculuk faaliyetine başvuracak, yapılacak görüşmelerin olumsuz gerçekleşmesi halinde ancak dava yolu tercih edilebilecektir. Ancak iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri ile bunların tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında anılan hüküm uygulanmayacaktır.

Arabuluculuk faaliyetine başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna; arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde ise yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Bu halde arabuluculuk faaliyetinde görevlendirilmek üzere komisyon başkanlıklarına bildirilen listede yer alan, Adalet Bakanlığınca yetkilendirilmiş ve arabuluculuk eğitimi almış, alanında uzman bir arabulucu faaliyetin yürütülmesinde yetkilendirilir. Ancak tarafların komisyon başkanlıklarına bildirilen listede yer alan herhangi bir arabulucu konusunda anlaşmaları da mümkündür.

Başvuran taraf başvurusu ile birlikte kendisi ve karşı taraf hakkındaki iletişim bilgileri ile taleplerini başvuru dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtir. Başvurular başvuru sahibinin bizzat kendisi tarafından yapılabileceği gibi kendisine “arabuluculuk toplantılarına ve sürecine katılma, süreci yürütme ve sonuçlandırma” yetkisi verilmiş, baro levhasına kayıtlı bir vekil aracılığıyla da gerçekleştirilebilir. Arabulucu sunulan iletişim bilgilerini nazara alarak ve gerektiğinde re’sen araştırma yaparak taraflara ulaşır ve bir toplantı tarihi belirleyerek tarafları usulüne uygun olarak davet eder. Arabuluculuk faaliyeti kapsamında taraflar toplantılara ve sürece bizzat katılabilecekleri gibi vekilleri aracılığıyla da temsil olunabilirler.

Arabuluculuk faaliyetine başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Ancak arabuluculuk faaliyetinin her halde arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonlandırılması gerekir. Zorunlu hallerde arabulucu, ilgili süreyi 1 hafta uzatabilir.

Taraflara ulaşılamaması, taraflardan birinin ilk toplantıya katılmaması, toplantıda anlaşmanın gerçekleşmemesi halinde arabuluculuk son tutanağı düzenlenerek Arabuluculuk Daire Başkanlığı’na ilgili husus bildirilir. Taraflardan birinin toplantıya katılmaması halinde son bulan arabuluculuk faaliyeti nedeniyle ileride dava açılması durumunda, toplantıya mazeretsiz olarak katılmayan taraf –yargılama sonunda haklı olsa dahi– yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine de hükmedilmez. Bu halde taraflara gönderilecek davet mektubunda toplantıya katılmamanın sonuçlarının açıkça izah olunması gerekmektedir.

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonucu anlaşmaya varması halinde sürecin olumlu olarak sonlandırıldığına dair arabuluculuk son (uzlaşma) tutanağı düzenlenir ve durum Arabuluculuk Daire Başkanlığı’na bildirilir. İcra edilebilirlik şerhi alınabilen işbu tutanak mahkeme ilamı niteliğinde olup ilamlı icraya konu edilebilir. Faaliyet sonunda anlaşmaya varılan hususlar hakkında dava açma yoluna gidilemeyecek buna rağmen dava açılması halinde ise dava kesin hüküm nedeniyle usulden reddedilecektir.

Görüleceği üzere; arabuluculuk faaliyeti iş hukuku uygulamamızda 01.01.2018 tarihinden bu yana zorunlu olarak uygulanmakta olup zamansal ve maddi açıdan taraflara birçok kolaylık ile tasarruf sağlamaktadır.